1.NEDEN: TOKSİNLER.
Toksik Ağır Metaller: Otoimmün hastalıklarında en çok görülen ağır metal türü civadır. Buna ise dişlerde kullanılan amalgam dolgulardan, balık tüketiminden, bazı sentetik ilaçlardan, aşılardan ve çevre gibi birçok değişik yollardan maruz kalıyoruz.
Toksik Küfler (mikotoksinler): Toksik küfler, otoimmün hastalıklarında görülen en sık toksinlerden bir tanesidir. Mikotoksinler, bağışıklık sisteminde hasara yol açan, toksik küfler tarafından üretilen çok uçucu bileşenlerdir.
Toksik Gıdalar: Genetiği değiştirilmiş tohumlardan üretilen gıdalar (GDO), ziraii ilaçlar ile zenginleştirilmiş (!) gıdalar, rafine tuz, rafine şeker, yüksek konsantire fruktoz şurubu, çeşitli toksik katkı maddeleri vb. toksik maddeler içeren gıdalar.
Toksik İlaçlar: Başlıca bağırsak florasını harap eden antibiyotikler, ağır metal içeren aşılar, b vitamini, glütasyon, coQ10 emilimini engelleyen ilaçlar vb.
Çevresel Toksinler. Evdeki toksik kimyasallar, toksik temizlik ürünleri, toksik kozmetik vb.
Toksik Radyasyon.
Toksik Diş ve Diş hekimliği: Diş çürükleri, tedavisi iyi yapılmamış kanal tedavisi ve diş hekimliğinde kullanılan toksik materyaller.
Toksik Stres: Stres ile ilişkili hastalık sayısı bir artış içindedir. Duygusal ve fiziksel stresin otoimmün hastalıklarını tetiklediği ve yoğunlaştırdığı açık bir şekilde görülmektedir. Stres, bağışıklık sisteminin fonksiyonunu birçok değişik yollardan bozar. Kronik stres (günümüzde karşılaştığımız tipten olan) uzun süren ve sönmeyen enflammasyona yol açarak otoimmün hastalığa sebebiyet verir. Otoimmün yanıt bir kez oluştu mu, ani stresler bu hastalığı şiddetlendirir.
2.NEDEN: ENFEKSİYONLAR: Bilim adamları, uzun zamandır, bakteri, virüs ve diğer enfeksiyonların otoimmün hastalıklarının gelişiminde rol oynamasından şüphelenmişlerdir. Ancak bu konuda tek bir suçlu etken bulamamalarına rağmen, otoimmün hastalığı ve birçok bakteri ve virüs çeşitleri arasında güçlü bir orantı olduğunu bulmuşlardır. Parazit ve kandida enfeksiyonu ise bağışıklığın %80’ini oluşturan bağırsak florasını tahrip eden en meşhur enfeksiyon türlerindendir.
3-NEDEN: BESİN İNTOLERANSI (DUYARLILIĞI).
Gluten: Otoimmün hastalığında en yaygın görülen gıda intoleransı olan Gluten 55’ten fazla hastalık ile ilişkilendirilmiştir. Gluten, bağırsaklara zarar vererek, genelde sadece hazım ile alakası olmayan, ağrı gibi nörolojik sıkıntılar, bilişsel bozukluk, uyku bozuklukları, davranış sorunları, yorgunluk ve depresyon gibi birçok otoimmün hastalıkta bulunan geniş bir yelpaze belirtilere neden olur.
Kişiye özel besin intoleransı. Bunları kinesioloji testi, vega testi vb. testler veya eliminasyon yöntemi ile belirleyebiliriz.
4-NEDEN: AŞIRI GEÇİRGEN BAĞIRSAKLAR.
Bağırsaklar, besinlerin emilimi için, doğal olarak mini moleküllerin geçişi için bir nevi geçirgenliğe sahiptir. Gluten, enfeksiyonlar, ilaçlar ve stres gibi birçok neden bağırsaklarda tahribata neden olabilir. Böylece, toksinler, mikroplar ve tam hazım edilmeyen besinler vb. birçok başka şeyler kan dolaşımına karışır. Aşırı geçirgen bağırsak sendromu, bu sızan enfeksiyonların, toksinlerin ve glüten gibi gıdaların sistemik enflammasyona neden olmasında ve otoimmüniteye sebebiyet vermeksinde bir geçiş kapısıdır.
Otoimmün reaksiyonun oluşum mekanizması bir dizi birbirine bağlantılı mekanizmadan oluşur. Rantiyeci tıp bu tür hastalıkları sadece “tek bir ilaç” ile çözmeye çalıştığı için, tek bir neden arar. Otoimmün reaksiyonlar başlıca moleküler benzerlik (mimicry) mekanizması ile meydana gelir. tıp bu mekanizmayı tetikleyen ve sistemik enflamasyona neden olan toksin, enfeksiyon vb. faktörleri araştırmaz ve kabul de etmez. Bunun nedeni ise, bu tetikleyici faktörler arasında Tıbbın toksik ilaçları, ağır metaller ile dolu aşılar ve bağırsak florasını yok eden sentetik antibiyotikler vardır.
Otoimmün hastalarında bağışıklık reaksiyonuna ve enflammasyona neden olan etkenler her hastada farklıdır. Hikmet sahibi bir hekimin hastayı iyi teşhis edip bu bulmaca parçalarını belirleyip, hastanın diğer sıkıntılarını da göz önünde bulundurarak, hastanın bozulmuş iç ortamını tamir etmeye çalışması gerekir. Genelde nedenler çoktur ve tedavi yöntemleri ve tedavi stratejisinde her hekim ayrı yol izler.
Mark Hyman, Amy Myers vb. birçok Fonksiyonel Tıp hekimleri her biri aynı ortak nedenlere yönelik ama farklı bir strateji ile yüzlerce otoimmün hastayı tedavi etmişlerdir. Fonksiyonel Tıp hakkında yazdığım makalede belirttiğim gibi,
Fonksiyonel Tıp, tedaviye bir yaklaşım tarzıdır. Semptomatik değil de nedensel bir bakış ile hastalıkları tedavi etmektir. Vücuda tek bir sistem olarak bakan bir yaklaşımdır. Bu yolda, Tıbbın onayını beklemeden her türlü bilimsel çalışmalardan geç kalmadan istifade etmektir.
Gereç olarak sadece sentetik ilaçlar ile sınırlı kalmayıp her türlü doğal tedavilere kucak açarak tedavi etmektir. Tedavi seçenekleri bu denli geniş olduğundan her Fonksiyonel Tıp hekiminin hastalığı tedavi etme stratejisi diğer hekimlerden farklıdır. İşte burada Gerçek TIP sanatı ortaya çıkar. Rantiyeci tıbbın yaptığı, hastalığın ismi ile genelde standart birkaç ilaç ismini 5 dakikada eşleştirmek hakiki tababet sanatı değildir. Fonksiyonel Tıp bir yol haritasıdır ve o yolda hedefe ulaşmak için her hekim ayrı bir yöntem ve strateji seçer.
beslenmebulteni.com/ dan alıntı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder