Yemek-Tatlı Tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yemek-Tatlı Tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2020 Cumartesi

Pancarın Hiç Bilmediğiniz 8 Kullanım Alanı

Pancar, içeriğindeki vitaminlerin ve sağlıklı bileşenlerin faydaları sayesinde oldukça popüler bir besin. Kan basıncını düşürüyor, kansızlığı önlüyor, karaciğeri güçlendiriyor... Ancak sadece sağlığa yararlarıyla değil bunun dışında da birçok alanda kullanılıyor. Peki pancardan başka hangi alanlarda faydalanabiliriz, işte cevabı...



1. Doğal bir allık olarak kullanın
Günümüzde böyle değil belki ama, eskiden insanlar canlı bir görüntü yakalayabilmek için pancarı doğrudan yanaklarına sürerdi. Siz de bunu yapabilirsiniz ya da biraz zaman harcayarak kendi 100% doğal allığınızı pancardan oluşturabilirsiniz. Birkaç adet pancarı soyun ve dilimleyin ve tamamen çıtır bir hale gelene kadar fırında pişirin. Sonrasında bir mikser yardımı ile çekip pembe bir pudraya dönüştürebilirsiniz.



2. Vücudunuz ve cildiniz için bir detoks
Pancar cildinizi aknelerden, selülit, sivilceler ve diğer istenmeyen lekelerden kurtarmak için en güçlü sebzelerden biridir. Bu sebzenin etkilerini görmek için her hafta bir kez özel bir pancar detoks içeceği içebilirsiniz. Bir salatalığı soyun, soyulmuş ve dilimlenmiş bir pancarı, dilimlenmiş bir elmayı mikser ile püre haline getirin. Çekirdeklerini süzün ve için!



3. Göz alıcı bir cilt için pancar yiyin!
Sahip olduğu çeşitli faydalar ile sadece pancar yemek bile cildinizi saf bir görünüme kavuşturacaktır. Evet sadece yemek yeterli, özel bir tarif ya da mikserler yok! Haşlayarak ya da fırında; pancar iki şekilde de yararlı ve vücudunuzu toksinlerden arındırmaya hazır.



4. Selülitten kurtulun
Pancar cildinizi yağlı hücrelerden ve toksinlerden arındırır. Sağlıklı ve fit olmanıza yardımcı olur. Bu etkiyi hızlandırmak için, pancarı greyfurt ile karıştırarak özel bir anti-selülit meyve suyu hazırlayabilirsiniz. Neden mi greyfurt? Bu meyve aynı zamanda selülit karşıtı özellikleriyle bilinir.



5. Saçınızı boyayın
Eğer doğal bir kestane rengi veya sadece kızıl ışıltılar eklemek istiyorsanız, kimyasal saç boyası kullanmamak için tarifimiz hazır. Bir miktar pancar suyunu kına tozuna ekleyin (su olmadan), karıştırın, ve saçınıza uygulayın. Maksimum etki için her hafta kullanın.



6. Aknesiz bir cilt
Pancar tüketmek akneden kurtulmak ve cildinizi arındırmak için harika bir yoldur. Özel bir havuç- pancar akne karşıtı meyve suyu hazırlayarak doğal bir detoks etkisi yakalayabilirsiniz. İhtiyaç duyacağınız malzemeler: 2 havuç, bir pancar, ve yarım bardak su. Hepsini karıştırın, çekirdeklerinden ayırın, ve için! Haftada birkaç kez tüketebilirsiniz.



7. Tonik olarak kullanın
Eğer yağlı bir cildiniz varsa, pancar size bu konuda da yardımcı olabilir! Belli başlı meyve ve sebzelerden hazırlanan buz küplerini duymuşsunuzdur. Pancar ve limon suyundan buz küpleri hazırlayın, her gün temiz cildinize uygulayın, ve cildiniz hem ihtiyaç duyduğu nemi sağlasın hem de ışıldasın!



8. Doğal kırmızı dudaklar
Taze bir dilim pancarı basitçe dudaklarınıza sürebilir, veya size özel doğal tonlarda bir ruj hazırlayabilirsiniz. Gerekenler: bir çay kaşığı pancar tozu, bir çay kaşığı hint yağı, ve bir çay kaşığı karite yağı. Karite yağını bir bardakta eritin (kaynar suya koyabilirsiniz), ardından diğer malzemeleri ekleyip karıştırın. Karışım buzdolabında 10-20 dakika bekletin ve rujunuz hazır. Aynı zamanda yanaklarınız için kullanabilirsiniz.

Kaynak Fotoğraflar: Alamy
kaynak:http://www.hurriyet.com.tr/mahmure/

23 Ekim 2019 Çarşamba

KİLO ALDIRMAYAN KISIR TARİFİ


Kilo problemi yaşıyorsanız; size diyete uygun kısır tarifi...


Kilo aldırmayan kısır için gerekli malzemeler:

1 kase ıslatılmış bulgur
1 demet soğan
Yarım demet dereotu
Yarım demet nane
Yarım demet maydanoz
Taze asma yaprakları

Yapılışı
Tüm malzemeyi bir kase içinde karıştırın. Asma yapraklarını haşlayın. İç malzemeyi asma yapraklarına sararak da tüketebilirsiniz.


22 Ekim 2019 Salı

KEÇİBOYNUZLU FINDIK EZMESİ TARİFİ

Şekerden uzak durmak isteyenler veya azaltmak isteyenler için harika bir tariftir. Özellikle çikolata seven küçük çocukları hazır şekerli gıdalardan uzak tutmak isteyenler için harika bir alternatiftir. Keçiboynuzlu fındık ezmesi için fındıklar robottan çekilir. İçerisine 2-3 yemek kaşığı aktarlardan bulunabilecek keçiboynuzu tozu eklenir ve tekrar robottan çekilir. Daha sonra 3-4 yemek kaliteli süzme bal da eklenir. Bal yoksa 3-4 yemek kaşığı esmer şeker eklenebilir. En son 150-200 ml ( 1 su bardağından biraz az ) yağ eklenir ve robottan çekme işlemine devam edilir. Çekme işlemi ne kadar uzun olursa oluşacak ezme o kadar kaygan ve pürüzsüz bir görünüme kavuşacaktır.

Not: Ceviz Ezmesi, kimyasal koruyucu içermediğinden buzdolabında ağzı kapalı bir şekilde saklanmalı ve su ile temas ettirilmemelidir. Raf ömrü hazır olanlara göre daha kısadır.

20 Ekim 2019 Pazar

SÜT REÇELİ NASIL YAPILIR?


Süt Reçeli Nasıl Yapılır?

Süt reçeli; condensed milk( yoğunlaştırılmış süt ), dulce de leche ( karamel süt ), süt karameli olarak da bilinir. Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde atıştırmalık ve kahvaltılık olarak tüketilir.

Süt Reçeli Tarifi için Malzemeler

1 kilogram süt ( hazır veya doğal fark etmez ama yağlı süt olması daha iyi sonuç verir )
1 Su bardağı Toz şeker
1 silme çay kaşığı kabartma tozu veya karbonat

Süt Reçeli Yapımı

Öncelikle biraz derin ve yapışmayan bir tencere tercih edilmeli. Tencere içine süt ve şeker konur ve ocağa alınır. Dibinin tutmaması için ara ara karıştırılır, kaynama başlayınca kabartma tozu eklenir ve bu esnada sütün taşmaması için hızlı hızlı karıştırmak gerekir. Orta ateşte yaklaşık 45 dakika kadar ara ara karıştırarak pişirilir. Sütün rengi yavaş yavaş koyulaşmaya başlayacaktır. Bu aşama karamel haline gelme aşamasıdır ve bu aşamada dibinin tutmaması için karıştırmaya devam edilmelidir. Pekmez yada boza kıvamına gelince altı kapatılır ve cam kavanoza yada kavanozlara alınarak soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra buzdolabına alınır ve bir müddet (1-2 saat) buzdolabında bekletilir.

Dilenirse yukarıda tarif uygulanırken, kabartma tozu katıp iyice karıştırdıktan sonra isteğe göre 1-2 tatlı kaşığı kakao eklenerek, kakaolu süt reçeli elde edilebilir.
Bazı kaynaklarda naneli süt karameli olarak da tarifler mevcut. Naneli süt karameli için, öncelikle kuru nane, yeşil nane veya nane şurubu elde hangisi varsa bir miktar nane veya şurubu, yukarıdaki ilk tarifte şeker ve karbonat atılmasından sonraki aşamada eklenir ve nane iyice rengini verene kadar kaynatılır. Ancak daha sonra nanelerin süzülmesi gerekeceğinden bu işlem çok uzun süre olmamalıdır. Süt, karamelize olmadan süzülmeli ve işleme kalındığı yerden devam edilmelidir.

www.1organik.com dan alıntı

Pırasalı Kaşar Peynirli Kiş



Fransız mutfağına özgü bir lezzet olan kiş, bu sefer pırasa ve kaşar peyniriyle sofralarınızda!

Malzemeler:

Hamur için;

•1,5 su bardağı un
•Yarım çay bardağı tereyağı
•Yarım çay bardağı yoğurt
•1 çay kaşığı kabartma tozu
•1 çay tuz

İç harcı için;

•2 adet pırasa
•5 dal taze soğan
•Yarım çay bardağı krema
•1 su bardağı kaşar peyniri rendesi
•1 adet yumurta
•1 yemek kaşığı un
•1 yemek kaşığı sıvı yağ
•Tuz
•Karabiber
•Toz kırmızı biber

Tarif:

1-Hamur malzemelerinin hepsini Arçelik Multi Şef Profesyonel Mutfak Makinesi kasesine alıp yoğurmaya başlayın.
2-Hazırladığınız hamuru streç filme sarıp 30 dakika Arçelik No Frost Buzdolabı’na kaldırın.
3-İç harcı için pırasaları, taze soğanı ince ince doğrayın.
4-Sıvı yağ ile Arçelik Ankastre Ocak’ta bir tavada diri kalacak şekilde kavurun ve bir kaseye alın.
5-Kavurduğunuz sebzelerin üzerine yumurta, krema, un, kaşar peyniri rendesi, tuz, karabiber ve pul biberi ekleyip karıştırın.
6-Buzdolabından çıkardığınız hamuru açıp tart kalıbına serin.
7-Üzerine harcı dökün ve önceden ısıtılmış 180 derecelik Arçelik Ankastre Fırın’da hamuru kızarana kadar pişirin.
8-Afiyet olsun!

kaynak:http://www.hurriyet.com.tr

Her Katında Şölen Var: Ballı Bademli Pasta



Rus pastası olarak da bilinen, her katı tek tek pişirilen Medovik, incecik hazırlanan keklerin üst üste konmasıyla yapılıyor. Her katı ayrı bir şölen havasında olan bu ballı bademli pastayı hazırlamak düşündüğünüz kadar zor değil!

Malzemeler:

•120 g tereyağı
•3 adet yumurta
•1 çay bardağı toz şeker
•3 yemek kaşığı bal
•3 su bardağı un
•1 su bardağı badem unu
•1,5 paket kabartma tozu
•1 tatlı kaşığı toz tarçın

Arası için;

•6 su bardağı süt
•5 yemek kaşığı un
•50 g tereyağı
•1 su bardağı şeker
•1 paket vanilya

Üzeri için;

•Badem
•Nane

Tarif:

1-Tereyağını sos tenceresine alın ve Arçelik Ankastre Ocak’ta
2-Ocağın bir başka gözünde 3 yemek kaşığı balı bir tavaya alın kısık ateşte eritin.
3-Üzerine kabartma tozunu ekleyip köpürene kadar karıştırın ve altını kapatın.
4-Arçelik Multi Şef Profesyonel Mutfak Makinesi’nde şekerle 3 yumurtayı iyice çırpın.
5-Ballı karışımı da Arçelik Multi Şef Profesyonel Mutfak Makinesi’nde çırptığınız yumurtaların üzerine dökün.
6-Erittiğiniz tereyağını da ilave edin.
7-Ardından unları ve toz tarçını da yavaş yavaş ekleyin ve sert bir hamur elde edin.
8-Hazırladığınız hamuru 6-7 parçaya ayırın ve un serptiğiniz tezgahta merdane yardımı ile dikdörtgen olacak şekilde açın.
9-Açtığınız hamurları yağlı kağıt serdiğiniz Arçelik Ankastre Fırın tepsisine alın ve çatal ile birkaç yerine batırın.
10-Önceden ısıtılmış 180 derecelik Arçelik Ankastre Fırın’da 4-5 dakika yani rengi hafif dönene kadar pişirin.
11-Bütün hamurları aynı şekilde pişirin bir kenarda bekletin.
12-Pastanın muhallebisini hazırlamak için Arçelik Ankastre Ocak’ta süt, un, tereyağı, şeker ve vanilyayı bir tencereye alın ve devamlı karıştırarak pişirin.
13-Tek tek pişirdiğiniz hamurların hepsini aynı kalıpla dikkatlice kesin. Kalan işe yaramayan parçaları kenara alın.
14-Ardından ilk kestiğiniz tabanı koyup üzerine hazırladığınız muhallebiden sürün.
15-Aynı işlemi tüm katlar için uygulayın ve yaklaşık 10-12 kat yapın.
16-Kalan kek parçalarını Arçelik Rose Gold Eternity Doğrayıcı’dan geçirip toz haline getirin.
17-Pastanın en üst katına bu kırıntıları serpin.
18-Üzerini badem ve nane yapraklarıyla süsleyin.
19-Arçelik Telve Türk Kahve Makinesi’nde hazırladığınız nefis kahve eşliğinde servis edebilirsiniz.
20-Afiyet olsun!

kaynak:http://www.hurriyet.com.tr

16 Ekim 2019 Çarşamba

5 DAKİKADA FİNCANDA KEK TARİFİ


Reklamlarda gördüğünüz fincan keki, evde 5 dakikada hazırlayıp pişirmeye başlayabilirsiniz. Tencerede pişirilen fincan kekin dışı çıtır, içi yumuşacık oluyor. Fırınınız yoksa veya yeni bir lezzet denemek istiyorsanız, fincanda kek yapmanızı tavsiye ederiz. İşte, tarifi!

Malzemeler,

1 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
3 yemek kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 su bardağı un

Hazırlanışı,

Yumurta ve şekeri derin bir kaba alıp mikserle çırpın.
Süt, un, vanilya, kakao ve kabartma tozunu ekleyip tahta bir kaşık ile iyice karıştırın.
Karışımı büyük boy kahve fincanlarının yarısına gelecek şekilde doldurun.
Fincanları uygun bir tencereye yerleştirin ve tencereyi fincanların yarısına gelecek kadar ılık su ile doldurun.
Tencerenin üzerini kenarlardan sarkmayacak büyüklükte bir mutfak bezi ile kapatın.
Tencerenin kapağını sıkıca kapatın.
Su kaynayıncaya kadar yüksek ateşte, kaynamaya başladıktan sonra kısık ateşte tencerenin kapağını hiç açmadan 25 dakika pişirin.
Ocağın altını kapatın ve yine kapağı hiç açmadan 15 dakika bekletin.
Fincanda kek piştikten sonra tencereden alın.
Dilerseniz fincanda süsleyip servis edin, dilerseniz ters çevirip servis tabağına alın.

Püf noktaları,

Süsleme için krema, krem şanti, çikolata sosu, meyve kullanabilirsiniz.
Fincanda kek hamurunda dilerseniz damla çikolata, kuruyemiş, kurutulmuş yabanmersini kullanabilirsiniz.

kaynak:https://www.yuksektopuklar.com

15 Ekim 2019 Salı

FERMENTE ÜZÜM SUYU (ŞIRA) NASIL YAPILIR?



Unutulmaya yüz tutmuş geleneklerimizden birisidir. Şıra yapımı’nın tarihçesi yüzlerce yıl önceye gidiyor. Genel olarak üzüm şırası ve armut şırası bilinmektedir. Şıra, şerbet ve şuruptan farklı bir içecektir, farklı olmasının nedeni ise mayalanma sürecinden geçmesidir ve ekstra tatlandırıcı olmadan yapılmasıdır. Osmanlı zamanında diğer şerbet ve şuruplar gibi şıra da oldukça popülerdi ancak günümüzde bu lezzetler yerlerini hazır ve kimyasal katkılı içeceklere bırakmıştır. Gelelim evde şıra yapımı‘na.

Üzüm Şırası Yapılışı

Temizlenmiş olan kuru üzümler bol suda yıkanır. Daha sonra ince ince kıyılırlar veya robotta birazcık çekilirler. Üzümler bir kavanoza veya kaba alındıktan sonra üzerine 4 su bardağı su dökülür. Kabın üstü sadece bir tülbent ile örtülür, bu şekilde karanlık ve serin bir yerde 3 gün bekletilir. 3 günün sonunda renk kırmızıdan pembeye döner ve bir miktar kabarcık oluşur. Kabarcık oluşumu artık şıranın mayalandığını gösterir. Şıra süzülerek artık içime hazır hale gelir. Kalan posadan sirke yapılabilir. Sirke yapacak zaman yoksa en azından çekirdekler ayıklanarak bu çekirdekler tüketilebilir. Çünkü mayalanmış üzüm çekirdekleri çok yüksek oranda antioksidan içermektedir. Hazırlana şıra 2 günde tüketilmelidir ancak vereceğimiz bir kaç ip ucu ile bu süreyi biraz arttırmak mümkündür. Üzüm şırası yapımı bu kadar.

Şıranın Çabuk Bozulmaması için

1-) Ağız tadınıza göre bir miktar limon ekleyebilirsiniz. Limon tuzu da eklenebilir. Limon içinde bulunan C vitamini ve sitrik asidin besinleri muhafaza edici etkisi vardır.

2-) Adaçayı, biberiye, kekik, nane, karanfil gibi baharatlar antibakteriyel olduklarından hazırlanan şıra içindeki fermantasyonu ve küflenmeyi durdurucu etkileri vardır. Biraz limon ve birazda bu baharatlardan biri eklenip saklanırsa saklama süresi bir miktar artabilir. Ancak şunu unutmamakta fayda var bu işlemle şıranın tadı biraz değişebilecektir. Ancak yeni tatlar elde etmek isteyenler için güzel bir çözümdür. Kullanacağınız baharat, kaynar su içinde bir çay gibi demlendikten sonra soğutularak şıraya eklenebilir. Bu işlem şıra mayalandıktan sonra yapılmalıdır.

Bal Kabağı Ruha da Bedene de Şifa Veriyor




BALKABAĞI ÇORBASI

Kış aylarının vazgeçilmez sebzesi balkabağının, kabak tatlısı hariç, tadına hiç baktınız mı ?

O zaman çok şey kaybetmişsiniz demektir. Yine de geç değil. Diyetisyen Emre Uzun'un tarifiyle hazırlayacağınız Balkabağı Çorbası, doğallığı ve lezzeti bir yana size ruhsal durumunuzu düzeltmede de yardımcı olacak. Diyetisyen Emre Uzun'un çorbaya eklenen tüm malzemeleri teker teker açıkladığı tarifine buyurun!

Malzemeler
1 yemek kaşığı saf tereyağı,
1 bardak doğranmış soğan,
4 bardak küp kesilmiş balkabağı,
1 büyük sakız kabağı,
1/2 çay kaşığı toz kakule,
1 çay kaşığı toz rezene,
1/4 çay kaşığı acı kırmızıbiber,
1/4 çay kaşığı toz kişniş,
2 çay kaşığı kimyon tohumu,
2 yemek kaşığı küp kesilmiş taze zencefil...

Tarif:

Soğanları yarı saydamlaşıncaya kadar zencefil dışındaki baharatlarla saf tereyağında soteleyin. Küp kesilmiş balkabağı, doğranmış zencefil ve dilimlenmiş sakızkabağını düdüklü tencereye koyun ve yaklaşık 6 bardak su ekleyin. Soğanları ve baharatları çorbaya katın ve balkabağı yumuşayıncaya kadar pişirin. El blenderi ile püre haline getirin. Damak zevkine göre biraz daha saf tereyağı ve deniz tuzu ekleyebilirsiniz.

Her malzemenin önemi var!

Diyetisyen Emre Uzun, Balkabağı Çorbası içindeki tüm malzemelerin ayrı ayrı birer sağlık deposu olduğunu vurguluyor ve tümünü açıklıyor:

"Örneğin soğan kükürt, lif, B ve C vitamini açısından zengindir. Kalorisi düşük, besin değeri yüksektir. Bol vitamin, bol mineral içerir ve antioksidan özelliğe sahiptir. Kan şekeri dalgalanmalarını önler. Az besin lifi tüketimi nedeniyle yaşanan kabızlığa iyi gelir. Soğan içerisinde bulunan kalsiyum, kemikleri güçlendirir. İçeriğindeki sülfür, doku bağlarının güçlü ve sağlıklı olmasını sağlar.Diyabet hastalarında glikoz seviyelerinin düşürülmesine yardımcıdır. Enfeksiyon hastalıklarına ve serbest radikallere karşı çok etkilidir. Damarların genişlemesini sağlar, kan akışını düzenler ve yüksek tansiyonu düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önler çünkü kan sulandırıcı özelliği bulunur. Ayrıca kolesterol düşürücü etkisi vardır."

Ya çorbanın ana malzemesi balkabağı?

"Balkabağı çeşitli vitaminler barındırır. Antioksidanlar, C vitamini, E vitamini ve beta karoten içerir. Bu sayede göz sağlığını destekler ve gözde oluşabilecek dejeneratif hasarları önlemeye yardımcıdır. Vücudu mikroplardan korur, iltihapların iyileşmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkilidir. Kalp sağlığını koruyucu özelliğe sahiptir. Tansiyonun düzenlenmesinde etkilidir. Kandaki glikoz seviyesini azaltmaya yardımcıdır ve ayrıca kandaki insülin miktarının azalabilmesi için de zemin hazırlar. Diyabet riskini azaltır.

Sakız Kabağı'nın hakkını yemeyelim. Yüksek oranda C vitamininin yanı sıra A, B6, B1, B2, B3, B5 ve K vitamini içerir sakız kabağı. Mineral olarak bakır, manganez, magnezyum, potasyum, fosfor, kalsiyum, sodyum, demir ve çinko içerir. Besleyici, düşük kalorili, yüksek oranda su içeren ve kolay sindirilebilen hafif bir sebzedir. Lifli yapısı ile bağırsak tembelliğine ve kabızlığa karşı da etkilidir. Bağırsakları yumuşatır ve mideyi rahatlatır. İdrar söktürücü ve ödem gidericidir. Antienflamatuar özelliğinin yanında ve diyabete karşı koruyucu etkisi de biliniyor. Potasyum içeriği ile yüksek tansiyon hastalarına da öneriliyor."

BAŞTACI BAHARATLAR!

Balkabağı çorbasının zengin bir baharat listesi de var. Diyetisyen Emre Uzun, çorbada yer alan tüm baharatları da tek tek faydalarıyla sıralıyor:

"Kakule idrar söktürücü olarak bilinir. Bu da böbrek fonksiyonlarını uyarması ve idrar yolu enfeksiyonlarını hafifletmesi anlamına gelir. Bağırsak parazitlerini de yok eder. Anti-oksidan ve kanser önleyici özellikleriyle birkaç yıldır gözde olan kakule, kolesterolü de düşürür ve kan pıhtılarının oluşumunu önleyerek kan akışına yardımcı olur. Kalp için yararlıdır.

Rezene; kalsiyum, demir, magnezyum, bakır zenginidir. Sodyum, potasyum ve diğer maddeleri de fazlasıyla içerir. Ayrıca A ve C vitamini deposudur. Kan akışını hızlandırır ve damarlarda tıkanmayı önler. İyi bir lif kaynağıdır. Kolesterol oranını dengelerken kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlar. İçeriğindeki aspartik asit sayesinde gaz gidericidir, şişkinliği azaltır. Mide ve bağırsaklardaki iltihabi durumlarla savaşır. Besinlerin kolayca emilmesini sağlar. Mide suyu salgılanmasını uyardığı için sindirimi kolaylaştırır. Kabızlığa da iyi gelir.

Kırmızıbiber C, K ve P vitamini zenginidir. Mükemmel bir anti-oksidandır. Kalp rahatsızlığı riskini azaltır. Lifli bir gıdadır ve kabızlığa, sindirim sistemine, mesane ağrılarına prostata, mide ağrılarına ve ülsere iyi gelir. Posa yönünden zengin olduğu için kolesterolü düşürür. İdrar söktürücüdür. Mide asidi salgılayan bezleri çalıştırır. Böylece mide asidini dengeleyip sindirimi kolaylaştırır.

Kişniş sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar ve hazımsızlığı giderir. Yaprakları C, K vitamini ile protein açısından zengindir. Az miktarda da olsa kalsiyum, fosfor, potasyum, tiamin, niasin ve karoten içerir. Kişnişin içeriğindeki linoleik asit, oleik asit, palmitik asit, stearik asit ve askorbik asit gibi maddeler kandaki kolesterol seviyesini düşürmede etkilidir.

Kimyon, sahip olduğu demir mineraliyle vücut bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji verir. Besinlerin emilimini kolaylaştırırken içerdiği yüksek lif oranıyla da sindirim sistemini de rahatlatarak kabızlığı önler. Kimyondaki antioksidan kompleksi serbest radikallere engel olarak kansere yakalanma riskini azaltır. Eugenol ve limonen aldı bileşiklerin anti-tümör etkisi de bulunmaktadır.

Zencefil'in içeriğindeki "gingerol" güçlü bir iltihap önleyicidir ve bu nedenle osteoartrit ve
romatoid artrit gibi şiddetli ağrılarla seyreden hastalıkların tedavisinde tüketilmesi önerilir. İçerdiği magnezyum, çinko ve krom sayesinde kan akışını hızlandırıp ateşi ve aşırı terlemeyi önler, böylece vücut sıcaklığını dengeler."

''Kış aylarında tercihiniz olsun!''

Diyetisyen Emre Uzun, Balkabağı Çorbası'nın özellikle kış aylarında evlerde sık sık pişirilmesini tavsiye ediyor. '' Doğal tadı bir yana lezzetiyle de damak tadınıza hitap edecek bu çorba; kış aylarının depresif atmosferinde kişilerin kendini mutlu hissetmesini de sağlayacaktır. Çünkü malzemeleri, ruhsal durumunuzu düzeltmeye yardımcı olacak özellikler içerir. Örneğin kakule, rezene ve kimyon sindirim kadar beden ile beyin arasındaki dengeyi de kurar'' diyor.

kaynak:kadinsaglikliyasam.com

23 Eylül 2019 Pazartesi

PRATİK KAKAOLU ISLAK KEK TARİFİ





Islak kek herkesin hayatına bir kez bile olsa karşılaştığı bir kek tipidir. Yemek kültürümüze yerleşmiş bir semboldür. Annelerimizin o güzel yemeklerinin her zaman özlemini taşırız. Özellikle annelerin o tam tutturduğu nefis kabaran keklerinin kokusu tüm evi sardığında hissedilen duygu paha biçilemezdir. Çocukluğumuzun ve güzel duyguların simgesi ıslak kekin yapılışı ise aslında çok kolay!

ISLAK KEK TARİFİ İÇİN GEREKLİ OLAN MALZEMELER

3 adet yumurta

1 su bardağı toz şeker

1 su bardağı süt

Yarım su bardağı sıvı yağ

1,5 su bardağı un

3 yemek kaşığı kakao

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

1 adet limon kabuğu rendesi

1 su bardağı süt

SOSU İÇİN

1 su bardağı su

Yarım su bardağı esmer şeker

2 yemek kaşığı kakao

2 yemek kaşığı zeytinyağı

ISLAK KESİN HAZIRLANIŞI

Islak kek tarifinde öncelikle dikkat edilmesi gereken, malzemelerin bir anda değil belirli bir sırayla karıştırılması gerektiğidir. Kabartma tozu çok önce konulduğu zaman ıslak kekin iyi kabarmasını bekleyemeyiz. İlk önce yumurta ile şekeri mikser yardımıyla şeker tamamen eriyip kremaya yakın bir kıvam alana kadar çırpın. Daha sonra yine sıvılardan giderek süt ve sıvıyağı bu karışıma ekleyip karıştırmaya devam edin. Daha sonra kuru olan malzemelere geçip sırasıyla un, kakao, vanilya ve kabartma tozunu ekleyip bu defa spatula yardımıyla karıştırın. Az önce de dediğimiz gibi ıslak kekin kabarmasını istiyorsanız kabartma tozunun en son ve en az olacak şekilde karıştırılması gerekiyor. Bu yüzden de karıştırma işlemini mikser ile değil spatula ile yapmalısınız. Kakao ve şeker oranın damak tadınıza göre arttırıp azaltabilirsiniz. Tüm bu malzemeleri karıştırdıktan sonra ıslak keke hoş bir tat verecek olan limon kabuğunun rendesini de karışıma ekleyip tekrardan hafif bir şekilde karıştırın.

Bu malzeme oranına uygun çok büyük olmayan cam veya kendi fırın tepsinize hazırlanan bu karışımı dökün. 180 dereceye ayarlanmış fırında yaklaşık 30-35 dakika pişirin. Ancak burada kabarmasına engel olmamak için dikkat edilmesi gereken nokta en az ilk 15 dakika fırını kontrol etmemek. Bu süre zarfından sonra ıslak kekin pişip pişmediğin kontrol etmek için kürdan batırma işlemini uygulayabilirsiniz.

Islak kek yapımının devamında sos malzemelerinin tümünü karıştırıp bir tencerede şeker eriyene kadar pişirin. Sos piştikten sonra ocaktan alıp iyice ılımaya bırakın. Kek pişip fırından aldıktan sonra da yaklaşık 10 dakika kekin ilk sıcağının geçmesini beklemek de fayda var. Fırından çıkar çıkmaz sos dökülürse hamur olabilir. İlk sıcağı geçtikten sonra keki bir kürdan yardımıyla delebilirsiniz. Ve sosunuzu ıslak kekin üzerine tamamen dökün. Bundan sonra yapılacak işlem kekin tüm sosu iyice çekmesini bekleyip servis etmek. Afiyet olsun.

kaynak:https://www.eniyikadin.com

Çocuğunuza hazırlayabileceğiniz 8 sağlıklı atıştırmalık

Çocuklar atıştırmalıklara bayılsalar da, zararları aldıkları hazdan çok daha fazla olduğu için çoğu ebeveyn çocuklarını paketlenmiş tatlardan uzak tutmayı tercih ediyor. “Çocuğum hiç mi atıştırmalık bir şeyler yiyip içmeyecek?” diyorsanız, hazır ürünler yerine atıştırmalıklarını evde kendiniz hazırlayabilirsiniz. İşte evde çocuklar için hazırlanabilecek 8 sağlıklı tarif. 
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Korkmaz “Atıştırmalıkları çocuğumuzun olabildiğince az ve yerinde tüketmesini öğretmeli ve hazır ürünler yerine evde kendimiz hazırlamalıyız” diyor.
İşte evde çocuklarınıza hazırlayabileceğiniz 8 sağlıklı atıştırmalık tarifi!

1-Elma cipsi

2 adet elma, yarım limon, tarçın. Elmaları incecik dilimleyin. Üzerlerine 1-2 damla limon suyu damlatarak parmağınızla yüzeyine yayın. Limon elmaların kararmasını önleyecektir. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dizin ve üzerine tarçın serpin. 100 derece fırında 1 saat tutun. Tercihen gece yapın elmalar tüm gece fırında kendi kendine soğuyan fırında kalırsa çıtır çıtır olur.

2-Muz cipsi

2-3 adet olgun olmayan muz,1-2 limonun suyu. Muzları aynı ebatlarda olacak şekilde doğrayın ve yağlı kağıt serili tepsiye birbirlerine değmeyecek şekilde dizin. Üzerlerine kararmamaları için limon suyunu gezdirin. 100°C fırında 1 saat kadar pişirin. Tercihen gece yapın. Muzlar tüm gece kendi kendine soğuyan fırında kalırsa çıtır çıtır olur .

3-Yulaflı elmalı Crumble

2 adet elma, 4-5 yemek kaşığı yulaf ezmesi, 1/4 bardak kuru çekirdeksiz üzüm, yarım bardak su, 1/4 bardak dövülmüş ceviz, 1 çay kaşığı toz tarçın, tercihe bağlı 1 yemek kaşığı tereyağı.
1-2 saat önceden üzümleri suya koyun. Elmaları soyup çekirdeklerini temizledikten sonra ince dilimleyin, tarçını ilave edin. Fırınınızı 180 derecede ısıtın. Küçük bir borcama elmaları yayın. Bir kabın içerisinde rondolanmış yulaf ezmesi, dövülmüş cevizi, üzüm ve su ile tercihe bağlı tereyağını birbirine yedirin ve borcamın içerisindeki elmaların üzerine paylaştırın. Önceden ısıtılmış fırında 10-15 dakika civarında yulafların üzeri kızarıp kıtır bir hal alıncaya kadar pişirin. Ilıkken servis edin. Crumble yazları vişne, şeftali veya kayısı ile de yaparsanız çok lezzetli olur.

4-Muzlu Smoothie

2 adet muz, 2 su bardağı yoğurt, 2 yemek kaşığı dolusu bal. Blendıra önce yoğurdu, muzu, balı katıp karıştırıyoruz. Dilerseniz içine buz katıp tekrar karıştırıyoruz. Kıvamı boza gibi olmalı. Bunu diğer meyveleri kullanarak da yapabilirsiniz. Çilek, böğürtlen ve şeftali de çok lezzetli oluyor.

5-Bal kabağı tatlısı

Kış aylarının bu sağlıklı atıştırmalığını 2-3 dilim bal kabağı ve 2 yemek kaşığı organik pekmez ile hazırlayabilirsiniz. Bal kabağını iki parmak kalınlığında dilimleyin, pişirme kağıdına sarın. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 30-40 dakika yumuşayana kadar kalsın. Çıkardıktan sonra soğuyunca üzerine pekmez döküp servis edin.

6-Yulaflı muzlu kurabiye

2 su bardağı yulaf, 2 yemek kaşığı yulaf kepeği, 3 muz, 1 yemek kaşığı kuru üzüm, yarım bardak dövülmüş ceviz. Fırını 180 dereceye ayarlayın, yulafın yarısını rondodan un kıvamına gelinceye dek çekin. Muzları çatal yardımıyla pürüzsüz bir kıvama gelene kadar iyice ezin. Sıcak suda yumuşattığınız üzümleri doğrayın. Geniş bir kâseye yulafın tamamını, yulaf kepeğini, muzu, üzümü, cevizi bir kaşık yardımı ile tamamen karışıncaya dek karıştırın. Yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine kaşıkla küçük küçük kurabiye hamurunu porsiyonlayın ve 15 dakika üzeri kızarıncaya dek fırınlayın. Fırından çıkardıktan sonra 15 dakika kadar oda sıcaklığına gelmesini bekleyin ve sonra servis edin.

7-Hurma ezmesi

20 tane hurma, yarım su bardağı ceviz, yarım su bardağı rendelenmiş hindistan cevizi. Hurmalar çekirdeklerinden ayrılıp yıkanır ve robotla püre haline gelen hurmalara ceviz ilave edilip tekrar robottan geçirilir. İyice birbirine karışan hurma ezmesi ve ceviz streç film ile sucuk gibi sarılır. Buzlukta iki saat bekletildikten sonra servise yakın çıkarılıp hindistan cevizine bulayarak istenilen şekilde kesilir.

8-Lavaş ekmeğinden cips

5-6 yaprak orta boy lavaşı, 1/4 çay bardağı sıvı yağ, karabiber, toz kırmızıbiber, kekik, zerdeçal ve damak zevkinize göre istediğiniz baharatlarla cips olarak hazırlayabilirsiniz. Lavaşlar önce şeritler halinde sonra da her bir şerit üçgen şekilde kesilir. Bir kasede yağ ve baharatlar ile karıştırılır. Yağlı kağıt serili tepsiye yayılan lavaşlar 250 dereceye ayarlanmış fırında ara sıra karıştırmak suretiyle 8-10 dakikada pişirilir. Bu tariflerin sayısını kendi tecrübelerinizle artırabilir ve çocuklarınıza sağlıklı ara öğünler yaratabilirsiniz.
kaynak:http://www.biguddi.com

19 Aralık 2016 Pazartesi

Mantarlı Risotto Tarifi


Malzemeler ( 6 kişilik)

2 bardak arboria pirinci,

ince doğranmış 2 küçük soğan,

dövülmüş üç sarımsak,

300 gr. taze mantar,

yarım bardak beyaz şarap,

4 çorba kaşığı zeytinyağı,

2 kaşık tereyağı,

bir demet ince kıyılmış maydanoz,

50 gr. rendelenmiş parmesan,

5 bardak sebze yahut et suyu.

Tarifi:
Mantarları ince ince dilimleyin ve zeytinyağında tavada soteleyin. Yüksek ateşte bu işlemi yapabilirsiniz. (Ama dikkatiniz başka yerlere verip mantarları yakmamak koşuluyla tabii ki!)
Rengi fazla koyulaşmadan maydanozları ilave edin ve biraz daha kızgın ateşte karıştırıp bir yana alın.
Pilav için ayırdığınız tencerede soğanları ve sarımsakları yumuşayıncaya kadar kavurun. Pirinci ekledikten sonra aynı işleme devam edin. Bir beş dakika sonra mantarları da bu karışama ekleyin. Sonrasına gelince… Şarabı ilave etmek için tam doğru zaman. Ardından karıştırmaya devam edin.
Bu aşamada 1 bardak et suyu (yahut sebze) ekleyerek suyunu çekmesine izin vererek karıştırmaya devam etmeniz lazım. Sonrasında yapacağınız işlemler tekrarlardan ibaret: Ocağın ateşini kısın ve ara ara et suyu (yahut sebze suyu) ilave etmeye devam ederek karıştırmayı sürdürün. Takribi yarım saat içinde tüm bu süreç sona erecek, tam kıvamında lezzetli risotto oluşturmanıza tek bir adım kalmış olacak.
Son aşamada tereyağını ve parmesanı ilave edip kısık ateşte birkaç dakika harmanlayın.

Sonuç: Risottonuz hazır. Afiyetle yiyebilirsiniz. Ancak risotto ile ilgili en önemli kuralı unutmayın: Yediğiniz vakit tüketmeniz yerinde olur. Soğuduktan sonra yeniden ısıtılan risotto asla o ilk andaki muhteşem tadını vermez.

kaynak:http://www.biguddi.com/

19 Eylül 2016 Pazartesi

Yulaf Kepekli Omlet Tarifi

Kahvaltı günün en önemli öğünü. Hem sağlıklı beslenmek hem de uzun süre açlık hissetmemek için yulaflı yiyecekler oldukça iyi bir tercih. Kahvaltı için size önerimiz, tok tutan yulaf kepekli omlet ile güne başlamanız.


Yulaf sizi tok tutar, ayrıca tatlı isteğini keser ve metabolizmanızın daha hızlı çalışmasını sağlar. Siz de yulaflı kepekli omlet ile formunuzu koruyabilir ve lezzetli bir kahvaltı yapabilirsiniz.

Malzemeler

2 adet yumurta
1 çay bardağı yulaf kepeği
2 kibrit kutusu büyüklüğünde lor peyniri
birkaç parça maydonoz 
2 çay bardağı süt
bir tutam kekik
bir tutam pul biber


Hazırlanışı

Tüm malzemeleri bir kapta iyice karıştırın. 
Yulafın kabarması için 10-15 dakika kadar bekleyin.
Beklerken seramik veya yapışmaz tabanlı tavayı yağlayıp kızdırın. 
Karışımı tavaya döküp orta dereceli ateşte pişirin.

kaynak:http://www.hepsikadin.com/

31 Temmuz 2016 Pazar

Kinoa’nın Faydaları

Kinoa birçok yemekte kullanılabilen ve son günlerde kullanımı oldukça popülerleşen ve Güney Amerika’nın Peru, Arjantin, Bolivya, Ekvador, Şili ülkelerinde yetişmekte olan bir bitki.


M.Ö. 1200 yıllarda yer alan İnka medeniyetine kadar tarihçesi uzanan bu faydalı bitki hem protein, lif, potasyum hem de demir kaynağı olmakla birlikte, yüksek oranda fosfor da içermekte.

Çorbalarda, dolmalarda, köftelerde kullanılan kinoa ile yapılan tarifler sadece yemekler ile ve salata yapımı ile sınırlı değil. Ekmek yapımında, omletlerde, pane yapımında hatta kek ve tatlılarda da kullanılan kinoa ile harika tariflere imza atmak mümkün. Kahvaltılık gevrek yerine bile kullanabilirsiniz.

Kinoanın kırmızı, siyah ve beyaz olmak üzere 3 çeşidi bulunuyor. Peki, bu kadar çok tarifte kullanılabilen kinoanın faydaları neler?

Besleyici değeri yüksek olup hazmetmesi kolay olan ve kilo aldırmayan bir besin olan kinoa, protein bakımından zengin olması ve yüksek oranda besin lifi içermesi nedeniyle diyet listelerinin pek çoğunda yer almakta. Lifli yapısı nedeni ile uzun süreli tokluk hissi yaratıyor. Tabi kontrollü tüketmekte fayda var.

Bu besin glüten içermediği için çölyak hastaları ve glütensiz diyet yapanlar rahatlıkla tüketebilir. Sağlıklı bir protein ve karbonhidrat kaynağı olması nedeniyle çölyak hastaları için oldukçu faydalı.

Bu besin kabızlığa iyi gelir. Diğer tahıllarla kıyaslandığında iki kat daha fazla besin lifi içermekte olan kinoa bu anlamda da tercih edilebilecek bir besin. Hemoroide karşı önlem almak istiyorsanız bu besini tüketebilirsiniz.

Bu harika besin için yaşlanma karşıtı bir besin de diyebilmek söz konusu. İçerdiği enzimler, A, E ve B6 gibi vitaminler sayesinde cildi yıpranmalara karşı da korumakta.

Kinoa için adeta bir magnezyum deposu denilebilir. Adet sancısı ve yüksek tansiyon da dahil olmak üzere birçok sağlık probleminin çözümüdür.

Yüksek demir içerdiği için kansızlığa da iyi geliyor.

Tam bir protein kaynağı olması nedeniyle özellikle sporcuların tüketmesinde fayda var.
Kinoanın bir diğer faydası da halsizliğe iyi gelmesi. Vücudun enerji üretimini destekleyen kinoa halsizliğin de önüne geçebiliyor.

Antioksidan etkisi ile tüm hücreleri serbest radikallerin olumsuz etkilerine karşı koruyor.

kaynak:http://www.kozmy.com/


27 Temmuz 2016 Çarşamba

Buz Kalıplarıyla Yapılabilecek 7 Tarif


Buz küplerinde minik parçalı meyveler ile suyu birlikte dondurarak limonata gibi içecekler için aromalı buzlar elde edebilirsiniz.

Zeytinyağı ve taze otları birlikte dondurarak zeytinyağlı yemeklerde kullanmak üzere yağ küpleri oluşturabilirsiniz.


Kalıp soğuyan kahveyi atmak yerine buz kalıplarında dondurun. Üzerine soğuk süt ekleyerek soğuk kahve yapabilirsiniz.


Hindistancevizi sütü ve meyve pürelerini dondurarak eğlenceli buz kalıpları elde edebilirsiniz.


Fıstık ezmesi, çikolata ve balı karıştırarak enfes çikolatalı küpler yapabilirsiniz.


Meyveli yoğurdun kalan kısmını dondurabilirsiniz. 


Biraz çikolata ve üzerine birer çilek koyarak enfes tatlılar hazırlayabilirsiniz.

kaynak:http://www.hepsikadin.com/

Pizza Yapmanın Püf Noktaları


Hamur, taze ve günlük olarak saklanmalı, en önemlisi de sipariş verildiği an açılarak içeriğindeki tüm tatları kaybetmeden hazırlanmalıdır. Açıldıktan sonra dondurulan ve bu şekilde bekletilen pizza hamuru tazeliğini yitirir. Kendine has kokusunu kaybeder.

Pizza sosu, mevsiminde bahçeden özenle toplanan taze domateslerin, pizza üst malzemelerine ve peynire en uyumlu baharat karışımları ile zenginleştirilmesi sonucunda elde edilmelidir. Enfes bir lezzet için sosun doğru ve eşit miktarda uygulanması gerekir. 

Peynir, doğru katı madde oranında, ne fazla ne de az uzayan bir mukavemete sahip olmalıdır. Peynir, pizza tadının temel belirleyicisi olduğundan süt miktarı yoğun, yüksek kalitede markalar seçilmelidir.
Sebze ve şarküteri ürünleri pizzanın lezzetini çeşitlendirdiği gibi kullanılan ürünlerin kalitesi ile de fark yaratmasını sağlar. Tavuk veya hindi yerine sadece dana etinden üretilmiş sucuk, salam, sosis, pastırma ve kavurma ürünleri pizza keyfini üst seviyelerde tutar.


Pizza hamurunun malzemeleri 

5 su bardağı un 
4 yemek kaşığı zeytin yağı 
1 bardak ılık su 
1 tatlı kaşığı toz şeker 
1 tatlı kaşığı tuz 
1 yemek kaşığı toz şeker 

Pizza hamurunun yapılışı 

Önce ılık su ile mayayı karıştırıp 10-12 dakika bekletin. 

Karışımı yoğurma kabına alıp un ekleyin ve ortası açıp tuzu kenarlara serpiştirin. 

Diğer kaptaki maya karışımızı havuza boşaltın ve üstüne zeytinyağını ekleyin. Hamuru yoğurmaya başlayın. 

Yoğurduğunuz hamuru top şekline getirip üst kısmına ve hamurun bulunduğu kabın iç yüzeyine yağ sürün. 

Hamurun bulunduğu kabın üzerini kapatın ve oda sıcalığında beklemeye bırakın. 

En az yarım saat sonra hamuru yağladığınız tepsiye yayın ve 1-2 kaşık domates salçası dökün ve sonrasında damak tadınıza uygun istediğiniz malzemeleri (rendelenmiş kaşar, mantar, zeytin, sucuk, biber, Mısır, domates, vb.) eşit şekilde pizzanın üstüne yayın. 

Daha önceden 200 dereye ayarlanmış fırında pişirin.

kaynak:http://www.hepsikadin.com/

24 Temmuz 2016 Pazar

Çikolatalı Mus Tarifi

Sıcaklar gelince insanın canı ağır tatlılar istemiyor. Pastalara, şerbetli tatlıları pek aramıyoruz. Dondurmaya bir alternatif olarak pratik çikolatalı musu düşündük. Hem serinletici hem de çikolatalı. Oldukça hızlı ve lezzetli bir tarif. 


Malzemeler:

150 gr minik marshmallow
50 gr oda sıcaklığında yumuşak tereyağ
250 gr ince doğranmış bitter çikolata
200 ml süt kreması
İki damla vanilya esansı
60 ml kaynar su


Yapılışı:

Marsmallow, çikolata, tereyağ ve suyu küçük bir tencerede homojen olana kadar karıştırarak orta ateşte pişirin. Malzemeler tam olarak karışınca kenara alın.
Daha sonra süt kreması ve vanilyayı ayrı bir kapta çırpın. Biraz sabretmeniz gerekecek kremaniz şanti kıvamı alacak.
Krema ve vanilya sertleştikten sonra çikolatalı karışımla birleştirin. Servis edeceğiniz kaplara pay edin. Buzdolabında 1-2 saat soğumaya bırakın.
Dilerseniz kırmızı meyvelerle süsleyin.


kaynak:http://www.yasamtonu.com/

23 Temmuz 2016 Cumartesi

Fırında Makarna Tarifi


Malzemeler:

Bir paket makarna
Bir tutam tuz

Beşamel Sos İçin Malzemeler:

2 yemek kaşığı tereyağ
3 yemek kaşığı un
3 bardak süt
Tuz, karabiber (miktarı isteğe göre değişebiliyor)

Bir kase rendelenmiş kaşar peyniri.

Yapılışı:

Makarnayı kaynar suda hamur olmayacak bir şekilde haşlayın. Haşlarken içine bir tutam tuz atın ve haşladıktan sonra hemen soğuk sudan geçirin süzgeçten başka bir kaba aktarın. Çünkü süzgecin altında biriken sıcak su nedeniyle makarna pişmeye devam edip hamurlaşacaktır.
Makarna köşede beklerken, beşamel sosu yapmaya başlayın. Tereyağını tencerede eritin. Ardından unu ilave edip kavurun. Kavruk kokusu geldikten sonra yavaş yavaş karıştırarak sütü ekleyin ve baharatları da koyduktan sonra kıvamı koyulaşana kadar karıştırın.
Fırın kabını bir yemek kaşığı zeytinyağı ile yağlayın. Beşamel sosun yarısını, kaşar peynirinin birazını ve makarnayı ayrı bir kapta karıştırıp fırın kabına yayın. Kalan sosu makarnanın en üstüne dökün. Kaşarları da en üste döşeyin.
Önceden ısıtılmış 190 derecede fırında üstü kızarana kadar pişirin.

kaynak:http://www.yasamtonu.com/

22 Temmuz 2016 Cuma

Ev Yapımı Fıstık Ezmesi


Malzemeler:

– 200 gr yer fıstığı ( kabuksuz ve tuzsuz)
– 3 yemek kaşığı bal
– Yarım su bardağı süt
– Bir fiske tuz

Yapılışı:

1. Yer fıstıklarını rondodan iyice geçirin.
2. Daha sonra içine bal süt ve tuzu koyun. Krema kıvamını iyice alana kadar tekrar rondodan çekin. Tercihe göre daha pütürlü de bırakılabilir.
3. İstediğiniz kıvama geldikten sonra kavanozuna aktarıp buzdolabına saklayabilirsiniz.

kaynak:http://www.yasamtonu.com/

21 Temmuz 2016 Perşembe

Kremalı Mantar Çorbası


Malzemeler:

– 500 gr kültür mantarı
– 2 yemek kaşığı un
– İki diş sarımsak
– 4 su bardağı su
– Tuz, karabiber, pulbiber
– Bir paket krema
– 3/4 dal dereotu ( isteğe göre)
– 3 yemek kaşığı tereyağ
– 100 gr konserve mısır

Yapılışı:

1. Mantarları küp küp doğrayın. Bir tencerede de tereyağını eritin. mantarları ilave edip kavurun.
2. Sarımsakları rendeleyin. Un ekleyip mantarlarla beraber çevirin.
3. Suyu ekleyip 15 dk kadar kaynatın.
4. Ocaktan almadan çiğ krema ve baharatları ekleyin. Dilerseniz üstüne mısır ve dereotu serpiştirebilirsiniz.

kaynak:http://www.yasamtonu.com/