21 Ekim 2019 Pazartesi

BEDEN VE RUH SAĞLIĞI İÇİN UYKU ŞART

Uyku pasif bir süreç gibi görülse de; içinde farklı dinamikleri taşıyan, yaşam için elzem bir zaman dilimidir. Bu süre zarfında bedenimizin biyolojik dinlenmesi, dokuların onarılması, hormonların sentezlenmesi, psikolojik dinlenmemiz ve hafızamızın yapılandırılması sağlanıyor.

Horlama, uykuda nefes durmaları, uyuyamama gibi uyku bozukluklarına ait birçok belirti toplumda “normal” kabul ediliyor. Uyku bozuklukları hem bireysel hem de toplumsal sonuç noktaları açısından oldukça önemli. Bu nedenle toplumda farkındalık oluşturulmalı.

Normal uyku nedir? Belli saatleri var mıdır?
Herkesin uyku süresi kendisine özeldir. Kimi dört saat uyur kimi ise onbir saat. Bu süre genlerde belirlenmiştir. Fakat insanların çoğu 6–8 saat uykuya ihtiyaç duyar.

Yaşa göre de uyku süresinde değişiklikler gözlenir. Bebekler parçalı olarak günün çoğunu uykuda geçirir, okul öncesi çocuklarda gece uykusu bütünlük kazanır ve gündüz bir kez öğleden sonra uyurlar. Daha sonraki dönemlerde ise pek de fizyolojik olmayan ancak okul ve iş yaşamı ile sadece geceleri uyunur. Normalde öğleden sonra saat 14.00 gibi fizyolojik uykuluk hali olur. Bazı ülkelerdeki siesta zamanı aslında normal uyku fizyolojisinin gereğidir. Gündüz uyunan yarım saatlik bir uyku gece uyku ihtiyacı süresinin bir buçuk saat kısalmasına neden olur.
Uykuya dalmamızı iki temel faktör belirler. Bunlardan bir tanesi gün ışığının azalması bir diğeri de uykuya olan ihtiyacımızın artmasıdır.Yeteri kadar uyunmazsa ne olur?Uyku, vital yani muhakkak karşılanması gereken bir ihtiyaçtır. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir deneyde, 11 gün hiç uyumayan öğrencide psikotik belirtilere rastlandı. Yetersiz ya da kalitesiz bir uyku biyolojik ve psikolojik rahatsızlıklarla sonuçlanır.

Uyku nasıl bir süreçtir?
Hayatımızın dörtte ya da üçte birini geçirdiğimiz uyku, birçok işlevin yerine getirildiği, çeşitli evreleri içeren bir dönemdir.

Evre I uyku, uykuya dalarken “tilki uykusu” olarak adlandırılan dönemdir ve uykunun %1-5’ini oluşturur. Evre II uykusu, uykunun % 45-50’sini oluşturur.
Evre III uykusu derin dönem uykusu olarak adlandırılıyor ve uykunun %20-25’ini kapsıyor. Ayrıca hızlı göz hareketlerinin kaydedildiği, rüya görülen REM dönemi var ki, bu da uykunun %20-25’ine karşılık geliyor. Uykurken bu evreleri sırayla birini bitirip bir sonraki evreye geçmiyoruz bu evreler birbirlerine geçişler gösterek tekrarlıyor. Ancak genel olarak uyku süremizi kabaca ikiye ayırırsak gecenin ilk yarısında derin uykunun çoğunu uyumuş oluyoruz, ikinci yarıda sabaha karşı da daha çok REM dönemini uyuyoruz.

İyi bir uykudan söz ederken hem genlerimizde yazılı olan uyku süresinden hem de uyku evrelerini bu oranlarda uyumaktan söz ediyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder